egemenlik kayıtsız şartsız allah ındır
Egemenlik kayıtsız şartsız Allah'ındır." şeklinde tamamlanan cümlesi. tanrı inancına sahip kişilerin evren üzerindeki tek egemenliğin tanrıda olduğunu tasdik etme cümlesi. edit: yaprak bile onun izni olmadan kıpırdamazken doğru bir önermedir. ülke yönetimiyle alakası yoktur fikrimin sadece allahla ilgilidir. geçtiğimiz
söyleyenden ziyade söylenene dikkat edilecek olursa, her müslüman için geçerli olması gereken önermedir. zira eğer islamı seçmişsen, ilk başta kabul ettiğin şey allah'ın varlığı ve iradesidir, kuran'ın allah'ın sözü olduğu ve islam'ın da merkezi olduğudur. haliyle egemenlik kayıtsız şartsız allah'ındır hakikaten de. şimdi burada kafaları karıştıran
Yedi düvelin gücü yetmedi değiştirmeye, kimsenin de yetmez’. Burada ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ yazısını kaldırmaya kimsenin gücü yetmez, ‘Bunu kaldıracağız’ diyor. Biz Kurtuluş Savaşı’nda 3 cephede savaştık; doğu cephesinde, batı cephesinde, güney cephesinde savaştık. Yedi düvelin gücü
Deli Dumrul, kuru çay üzerine bir köprü yapar. Yenilerde dile getirilen bir teoriye göre çayın belirteci “kuru” değil “kuri”dir ve o da “coşkun akan”, yani geçilmesi imkânsız nehirdir. Dere kuru ise Deli Dumrul efsanesi, ergemenin mantık yoksulluğunu hikâye eder. Yok coşkun akıyorsa göçebelerin çaresizliğinden
Egemenlikkayıtsız şartsız Allah’ındır #tevhid #allahuakbar #ebuhanzalahoca ️ #uyanın
Site De Rencontre En Ligne Canada.
pek yakından tanıdığımız bir vatandaşın, ağzını doldura doldura, göğsünü gere gere ettiği laf bkz da "laikliğe sözde değil özde bağlıyız" diyen cemaatten birinin lafı, hadi canım sen de...bkz elhamdulillah laikim birçok yobazın araba arkası yazısı olarak kullandığına şahit olduğum laf. aynı vatandaş iki gün önceki basın açıklamasında "biz egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyoruz" diye bağırmıştır. bir-iki hafta önce yaşar nuri öztürk'ün, halkın yükselişi partisi genel başkanı sıfatıyla katıldığı bir tartışma programında ingiliz gizli istihbarat örgütü tarafından taaaa laik cumhuriyetin temellerinin atıldığı günlerden bu yana ortalığı karıştırmak için fiştak mahiyetinde kullanıldığını söylediği ve bazılarının ağzında sakız olarak ya da otobüs-minibüs yazısı olarak karşımıza çıkan cümle slogan, önerme.ayrıca tarihimizde nice kubilayın hayatına malolan ve temel amacı daha büyük bir plan dahilinde bizi tam da şu anda içinde bulunduğumuz noktaya getirip altımıza konan dinamiti patlatmaya matuf emperyalizm aracı. eğer allah'ın yaratıcı olduğuna inanıyorsanız, öyle yada böyle doğru olan cümle. mülk allah'ındır. zamandan ve mekandan münezzeh olan yaratıcı ol der ve olur. kainat o'nundur. asıl irade o'nundur. o, bize cuz-i irade ve muhlet verdiği için kendimizi iktidar sahibi sanmaktayız. o bilir ki; zaman bitince esrar perdesi kalkar, tüm olanların o'nun emri ve bilgisi çerçevesinde olduğu da bir gün amacına göre anlam elbette değişir. ama birisi bunu, "egemenlik milletin değil allah'ındır" dedi diye, yani ilgisiz bir önerme ortaya koydu diye bu cümlenin esas olarak doğruluğu değişmez. öyle yada böyle hassasiyet göstereceğim diye doğruyu incitmenin anlamı yok. her nefs ölümü tadacaktırda istenirse sağa sola çekilir ama her canlının bir gün öleceği gerçeği değişmez. laf olsun diye birşeylere itiraz etmeden önce düşünmek lazım. cümleye mi itiraz ediliyor söyleyene mi?bkz bu tren zamanın ötesine gider dostumedit 2 ulan ne fanatik doluymuş memleket, tek entry ile karmayı resetledim 18 saat geçmedi üzerinden. söyleyenden ziyade söylenene dikkat edilecek olursa, her müslüman için geçerli olması gereken önermedir. zira eğer islamı seçmişsen, ilk başta kabul ettiğin şey allah'ın varlığı ve iradesidir, kuran'ın allah'ın sözü olduğu ve islam'ın da merkezi olduğudur. haliyle egemenlik kayıtsız şartsız allah'ındır hakikaten de. şimdi burada kafaları karıştıran noktaları sıralamak gerekirsea. "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözünü değiştirip bu hale sokmanın kişilerde yarattığı sembolik sıkıntı, atatürk'ün sözüyle bu şekilde oynanmasının bünyelerde yarattığı dehşet;b. türkiye'deki resmi islam anlayışının revize edilmiş, milli islam'a dönüşmüş ve demokrasiye daha uygun hale getirilmiş olduğunu fark etmeyip, "esas islam"ın aslında atatürk'ten sonraki ılımlı hale getirilmiş, kişiselleştirilmiş islam olduğunu kabul etmek "esas islam"ın "bozuk islam"dan sonra gelmesi de enteresandır, neyle kalibre ettiniz bu dini diye sordurur;c. bir yandan kutsal şeylere kayıtsız şartsız inanıp, bir yandan da kutsal olmayan prensiplere aynı bağlılıkla inanmanın ne dinle ne de demokrasiyle bağdaşamayacağını yeni keşfetmiş olmak;d. dindar bir insanın, neticede hareketlerini ve ahlakını belirleyen bu kurallar dizisini, ülke yönetiminde etkin hale getirmemek için hiçbir sebebinin olmadığını yeni görmek;e. laikliğin "eğer devletinle/rejiminle dinin çelişirse devletinden/rejiminden yana olmalısın" alt-metninin bizzat din ve inanç kavramlarıyla çeliştiğini fark etmeme;f. mevcut kanunların birden çok yerde kuran'la çeliştiğini fark etmeme;.....daha gider bu. demem o ki, dinin devletin yönetiminde söz sahibi olmaması şart, öte yandan şu anki laiklik gerçekten insanların inançlarını, laikliğin gerektirdiği daha az hakim, daha kısıtlı bir inanca indirgemesini gerektiriyor. bunu yapan birçok kişi var, ama birtakım insanlar çıkıp "yahu hem allah'a kayıtsız şartsız teslim olduk deyip hem de nasıl bile bile ve düzenli bir şekilde onun sözüne karşı gelirsiniz" dediğinde de "ayol bu insanlar mars'tan mı geldi, ne diyorlar anlamıyorum" tribine girmek anlamsızdır, aşağılayıcıdır. bunu söyleyen kişilerin politik pozisyonları ve bunun etkileri üzerine konuşmak istemiyorum. sadece şunu diyorum, eğer bir insan mantığın geride bırakılmasını "inanç" olarak yücelten bir sisteme dahil etmişse kendini, o insanla neyin münakaşasını edebilirsiniz? adam kendi alanında her daim haklıdır. esas sormamız gereken, devlet yönetimini dinsizleştirmekten şu anda yapılan bu değil, ama gördüğüm tek çıkar yol bu başka bir çözümü var mı bunun? haydi erdoğan ve ekibini izmir marşıyla yerlerine uğurladınız diyelim, bir sonraki akıma karşı ne hazırlık yaptınız? bu problemlere eğilen bir allah'ın kulu veya değil var mı? sistemin çelişkilerini çelişen yerlere müdahale etmeden düzeltebileceğimiz illüzyonundan ne zaman kurtulacağız? islam inancına göre, doğru bir sözdür. bununla birlikte egemenliği allah'a vermek, ya da onu egemenlikten men etmek mümkün değildir. bu yüzden, bunu tartışmak da garip değildir ki, bu sözü söyleyenlerin derdi egemenliğin allah'a ait olduğunu vurgulamak değil, egemenliği allah adına zaptetmektir. asıl buna dikkat etmek gerekir.bkz teokrasi bunu diyen beş yıldır "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" yazısının altındaki bakanlar kurulu sırasında, başbakan olarak oturmaktadır. hadi ben kimin ne mal olduğunu zaten biliyorum da, bunlara oy/destek verenlerden eğer inandıkları allah benim bildiğim allah ise, veya inandıkları bir allah varsa allah rızası için şunu istiyorum. yeri gelince "laiklik elbet ortadan kalkacaktır, egemenlik kayıtsız şartsız allahındır" deyip, başa gelince söylediklerinin arkasında durmak döt istediği için rotayı "cumhuriyet devrimlerinin savunucusu ve garantisi akp'dir" diyenin iki yüzlülüğünü görün, bu adamların herhangi bir davayı 3-5 yıldan fazla savunamayacak kadar dönek olduğunu bilin. ve oyunuzu ona göre verin. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
rte'nin mustafa kemal atatürkün sözüne karşılık istanbul belediye başkanı iken söylemiş olduğu cümledir. doğrudur fakat atatürk'ün o nadide sözüne karşılık söylendiğinde yanlış anlaşılır, anlaşılmıştır. aynı konuşma sırasında 82 anayasasının içki masasında oluşturulduğunu ileri sürmüştür. düşmanlıkla, saldırıyla söylenmiştir. yazıktır... oto kiralama bünyesi altında kerhane işleten, bu kişilik dolayısıyla etrafa sataşmayı örnek bilen insanın eşdeğer niyet içeren üslûbu. rte'nin gazi mustafa kemal atatürk'ün bu sözü siyasal anlamda söylediğini bilmediği gerçeğidir ki kitap okumadığını söyleyen bi insan için normal bi durum. mustafa kemal'e ait bir sözün değiştirilmesinden başka ilginçliği olmayan konusu mottonun yerini tutacak birçok ayet arasında zihin işletilirken zincirin herangi bir yerini tamamlayan halka niteliğindeki düşünce bile hakimiyetin allaha ait oldugunu ve cüzi iradenin kendine/insanlara behşedildiğini de çıkar-tak işlemi kafa karıştıracak bir ehemmiyet taşımamaktadır. "hakimiyet hakkındır" şeklinde necip fazıl kısakürek tarafından söylenmiş sözdür. yaratıcının aklın eremeyeceği kadar büyük kudretine ve kadere inanmaktır. kader denilen olguyu göz önünde bulundurursak doğruluğu kanıtlanır. herkesin kaderi vardır. insan hür iradesi ile yaşar fakat yapacağı her şey yaratıcı tarafından bilinir. bu bir sır ki, açıklanmaz diyen bilmez, bilen demez öyle bir yol, giden gelmez uzar gider ara bahtım bkz aşık veysel ' ya laiksindir, ya müslüman!' diyen birinden beklenebilecek bir sözdür bu. siyasetle dini karıştırmamak gerekir! başımıza ne geldiyse, her seferinde önümüze iki şık koyup da birini seçmek zorundaymışız gibi gösteren hayattan geldi. elma mı, armut mu? matematik mi, türkçe mi? türksel mi, avea mı? anneni mi çok seviyorsun, babanı mı? sıcak mı, soğuk mu? siyah mı, beyaz mı? futbol mu, basketbol mu? istanbul mu, ankara'mı? esmer mi, sarışın mı? allah mı, devlet mi? fanatizmini etmediğimiz gereksiz hiç bir bok kalmadı mk. ne alakası var ikisinin yarraaam diyemedik hiçbirinde. elma ulan armutu sikiyim dedik her seferinde. üzüm noolacak lan peki demedik. ulan elmayı seviyorum da armutu da kırmasam seviyorum desem domaltırlar mı acaba diye soracak akıl bulamadık ulan o cücük kadar beyinde. müslüman kemalist olamaz mı lan yaraam demek istiyorum sözlük. olamaz lan ibine diyor işte hayat. girmek için kıçımızı yırttığımız avrupa birliğindeki ülkelerin bilmemkaçının bayrağında kafam kadar haç olduğunu görmüyor su katılmamış denyolar. haç ne lan peki dediğimde müslümanlıkla hıristiyanlık bir mi olm diyorlar, aha ayrı iki şık, yaraa yedik. egemenlik kayıtsız şartsız allahındır üç kuruşluk aklımca, görüp göremediğin her şeyde. egemenlik kayıtsız şartsız milletindir sözü ise mustafa kemal atatürk'ün, o sayesinde burada klavyeyi tıkırdattığım kişinin, vatan olarak bellediği yerler içindir. seni de kirlettim ama, gönlünü alırım bir ara, takma kafana sözlük. insanlar hürdür, fakat abdullahtırlar. bizim bi hoca derdi ki; kopya çekmek serbest ama yakalarsam alırım kağıdını. yorumlama, algılama, anlama yetileri olmayan dinle arasını bozmuş ölüm korkusuyla yaşayan insan benzeri varlıklardan bir yorum. eksileyenin anasını zenci siksin. buram buram islamist diktatorya kokan bir söylemdir. bunu felsefi manada, ideolojik olarak söylemek, kitabında yer vermek ayrıdır, siyasi olarak kullanmak, bir siyasi başkaldırı olarak kullanmak çok başkadır. ben bi siyasi liderim, muhalefet yapıyor ve diyorum ki, hayır egemenlik allahındır! sandık için işte milletmiş de ama onun dışında allahınmış... yahu, sen halka islamı müjdeleyen peygamber misin? senin çıkıp meydanlara bunu haykırma hakkın yok ki? ha ben peygamberim de, karşılığını öyle verelim. ama siyaset adamının çıkıp böyle bi şey demesi çok vahimdir. sike sike laik olmuştur o ayrı... bkz de la huqmo el grande garip gureba şeyler yazmayın. hüküm allah'ındır. allahın baş harfini büyük yazdırmayan sözlükler kafir yuvasıdır.
Söz Kimin bu bölümde, ünlülerin bazı dikkat çeken sözleri yer almaktadır. Sözler hakkında Aşağıdaki sözlerde hata olduğunu düşünüyorsanız lütfen bizimle geçiniz. Bildirin. Gülmek, içindeki enerjiyi yüzeye taşır. Düşünmek sona erer. Gülerken düşünmek imkansızdır. Birbirinin tam zıddıdır ya gülersin ya da düşünürsün. Gerçekten gülersen düşünceler durur. Hiçbir şey baştan çıkarmanın kendisinden daha büyük olmayı beceremeyecektir; onu yok eden düzen bile. Bir kız aşk için evlenmeli ve onu bulana kadar evlenmeye devam etmelidir. Yaşamımda edindiğim en büyük bilgi şudur Kendi kendine yardım etmeyi bilmeyene, Hiç kimse yardım etmez. Toplumdaki başarısızlığın sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ihmal ve kusurdan doğmaktadır. İnsanlar akılsızlıkları yüzünden 'alınlarında yazılı olandan' daha çok acı çekerler.
urartu dilinde "şekillerden-şekilcilikten ibaret dünyam" demektir. anarşizm ve kaosa götüren önerme; zira egemenlik allah'ın olsa idi bizi allah yönetmeliydi doğrudan, arada elçilere ne gerek vardı? devletlere gerek yoktu. bırakalım, doğa olduğu gibi işlesin. neden devletlere ihtiyacımız var ki? allah doğru yolu gösterecektir nasılsa bizlere, değil mi? ne yazık ki öyle olmuyor işin aslı. olsaydı ne kadar kolaydı işler. halkın gözünü ne kadar bağlarsanız bağlayın, mutlaka buna karşı gelen bir kesim çıkıyor. günümüze bakıyoruz - bırakın ortaçağı - bugünün teokratik yönetimlerinde bile devlet kendini hep sağlama alma amacında oluyor. neden? insanoğlu açgözlü. dini de işlerine gelince bu işte kullanan insanlar; yeri gelince dünya işlerine bakar, yeri gelince öbür dünyaya kasarlar. o kasmaları da kendi egoları için olmalı. işte bu sözün altında da böyle bir mantık var. "egemenlik allah'ın ama, onun adına bu yetkilerini ben kullanabilirim" demek bu. "yeni nesil halife benim, sadakat gösterin bana" demek bu. bazı kesimler gösteriyor ona sadakati. grup toplantıları sloganlarla süsleniyor, "sadakat, sadakat" diye tempo tutuluyor. bu da modern bir teokratik anlayış olmalı. parlamenter teokrasi belki, kim bilir? çağımızın firavunu geliyor, çağımızın halifesi. nasılsa demokrasi onlar için her daim bir araçtır. ülkenin başına gelip, allah'tan - ki yuh denilebilir bu noktada - aldığı yetkileri halkı üzerine kullanacak bir lidere her daim ihtiyaç duymuştur türkiye. yani, sanırım. "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" cümlesindeki egemenliği, evrenin mutlak hakimiyeti olarak algılamanın sonucunda söylenmiş anlamsız laftır. biz zaten he man olmadığımızın farkındayız. edit gölgelerin gücü adına... "........göklerin, yerin ve arasındakilerin egemenliği allah'a aittir. dilediğini yaratır. allah her şeye gücü yetendir."maide suresi 17. ayet söylemeye gerek olmayan cümle..ayan beyan ortada zaten.. bkz inandık iman ettik söyleyen kişi açısından bakıldığında çok şaşırtıcı olan cümle. zira kendisi "egemenlik kayıtsız şartsız klişesini düstur edinmiş şekilde davranmakta hatta 10 gün öncesine kadar bu egemenliği türkiye üzerinde sınırsızca kullanmak için seçilmiş kişi olduğuna inanmaktaydı. eğer gerçekten "egemenliğin kayıtsız şartsız allah'ın olduğunu" düşünüyor olsaydı, bu en yüce varlığın görünmez bir sopası olduğunu ve o sopanın günü gelince kendisini de dürtebileceğini hesaba katmış olmalıydı. bakınız ne yazıyor intro kısmında; bkz yeni siteye yönlendiriliyor. tbmm bunu diyen, - hem laik hem müslüman olunmaz, ya laiksindir, ya müslüman! da demiştir. sayesinde inançlarını vicdani ve kişisel bi oluşum olarak gören müslüman kişi mesela ben özünde doğru sayılabilecek cümleye antipati duyar olmustur. egemenlik milletindir milletin kalacak afişlerinin istanbul'daki otobüs duraklarında boy göstermesine sebep olan açıklama. akp, seçim öncesi itibar kaybetmemeye çalışıyor haliyle. bkz ben bugün bunu gördüm burda üstünde durulması gereken nokta, bu lafın aslında yatmaktadır. egemenlik kayıtsız şartsız milletindir lafı, cumhuriyetin kuruluşunu müjdelemek içindir. bundan sonra, ilahi güç tarafından şeçildiği iddia edilen ulvi sülaleler, yani padişahlar, devleti milleti yönetmeyecek, bizzat halk ve hatta mevcut halkın çocukları, torunları yani millet yönetecek demektir. padişahlık kalktı demektir. böyle bir girişten sonra tanımımıza dönersen, cumhuriyet karşıtı, hilafet ve saltanatlık yanlısı ve laf ebesi bir ebeliği de inançlı inananları ikileme düşürerek inanç sömürücülüğü yapmasından kaynaklanır. laiklik işte bu sebepten önemlidir. bireylerin inançlarının siyasete malzeme edilmesi böyle ifadeler doğurur ve son derece sakıncalıdır. saçma insanın saçma söylemlerinden biri daha. yaptığı daha hangi gaf, devirmediği hangi çam kaldı diye merak ediyoruz ailecek. bu ülkede dindar insanların bir rahatsızlığı söz konusudur "ben sadece dindarım, ben yobaz veya şeriatçı değilim. türbanı da siyasi simge olduğu için takmıyorum, benden korkmayın" açıklaması yapmak zorunda kalmak... bu rahatsızlık, ve ezilme duygusu, kendi halinde dinini yaşayan insanları şu an hükümette olan partiye itmiştir. bu vatandaşların çoğu da doğal olarak haklı ve masumdur. masum olmayan ise, chp'yi, bu vatandaşlarımızın karşısına dikilip; onlara yobaz diyen bir parti gibi gösteren; laikliği de din düşmanlığı olarak lanse eden ve bundan nemalanan akepedir. çünkü bu konuşmada "hem laik hem müslüman olunmaaaaz" diyen adama sorarlar "laikliği savunanların dinine puan vermek, bu müslüman olabilir, bu olamaz demek sana mı yoksa allah'a mı kalmış? sen kimsin?"
egemenlik kayıtsız şartsız allah ındır