fistül ameliyatı sonrası cinsel ilişki
Administrator. 17 Haziran 2019. #1. Prostat ameliyatı sonrası cinsel yaşam. Erkeklerin çoğu, prostat kanseri tedavisinden sonra yatak odasında bazı sorunlarla karşılaşacak olsa da , bu sorunlar genellikle geçici veya tedavi edilebilir. Prostat kanseri için tedavi olduğunda, iktidarsızlık olarak da bilinen erektil disfonksiyonunuz
Hangi teknik ile uygulanmış olursa olsun, kürtaj sonrası cinsel ilişki yaklaşık 15 gün boyunca yasaktır. Bu yasağın ne zaman kalkacağı, kanamanın ne zaman duracağına bağlı olduğu için kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Kürtaj sonrasında 1 ila 3 hafta boyunca kanama olması son derece normal bir durumdur. Bu kanama
Bazıcerrahlar bu ameliyatı eski teknik olan karından açık cerrahi kesi ile yapmaktadır. Bu hem kozmetik çirkinlik ve ameliyat sonrası ağrı, hem de ameliyatın etkinliği açısından ciddi dezavantaja sahip açık cerrahi yerine, günümüzde laparoskopik yöntem en etkin başarıyı sağlamaktadır.
Tersilişki sonrası kanama; Daha yukarıdaki kısımda yaralanmaya bağlıdır sıklıkla kendiliğinden düzelir. Yine zorlamayla ortaya çıkan bir durumdur. Basuru Olan Ters İlişkiye Girebilir mi? Fiziki olarak engel olmaz ama basur memeleri normal dokudan daha hassas olduğu için kanama eğilimi daha fazla olur.
FistülAmeliyatı Sonrası Nasıldır? Fistül ameliyatı sonrasında doktorunuzun önergeleri doğrultusunda bir kaba ılık su koyularak 10-15 dk. oturulmalı, tuvaletinizi tutmamalı, günde 4 litre şeklinde bol su içmeli, acılı ya da baharatlı gıdalar tüketmemeli ve sürekli yatar pozisyonda değil gün içinde aktif olarak hareket
Site De Rencontre En Ligne Canada. Cinsel Hastalık Nedir? Cinsel hastalıklar bir kişiden diğerine vajinal, oral ve anal seksle bulaşan hastalıklardır. Bazı cinsel hastalıklar öpüşme ile dahi bulaşabilir. Ayrıca steril edilmemiş iğnelerle de geçebilir. Diş kliniklerinde ağız içinde kullanılan aletlerin steril olması çok önemlidir. Çünkü bu yollada hastalık başkasına taşınabilir. Cinsel hastalıklar doğum esnasında anneden bebeğe geçtiği gibi emzirmeyle de çocuğa bulaşabilir. Kan yoluyla da bulaşan cinsel hastalıklar vardır. Bakteri, paraziti mantar ve virüsler vasıtasıyla bir kişiden diğerine geçerler. Cinsel temas ile bulaşan hastalıkların 40’dan fazla türü vardır. Hem erkek hem de kadında hastalık yapar. Tedavinin partnerlerin her birine uygulanması lazımdır. Kadınlarda özellikle gebelerde tehlikelidir. Cinsel hastalıkların çoğu prezervatifle korunmadan yapılan cinsel ilişki sonrası oluşur. Safe sex dediğimiz korunmalı cinsel ilişki bu hastalıklardan korunmayı sağlayan en güçlü yoldur. Tabi bunun yanında oral yolla bulaşa da dikkat etmek lazımdır. Çünkü bazı cinsel hastalıklar öpüşme ile dahi geçer. Alkol ve uyuşturucu kullananlar dikkatli olmalıdır. Manikür, pedikür ve jiletlerin ortak kullanım alanları riskli olabilir. Diş tedavisinde sterilizasyona önem verilmelidir. Cinsel Hastalıkların Belirtileri Cinsel hastalıklardan bazıları 2-3 gün bazıları ise 3 ay ve üzeri zamanda belirti verir. Cinsel hastalıkların belirtileri ve belirti zamanı hastalığın türüne göre değişkenlik gösterir. İdrar yapmada ağrı, sık idrar yapma, idrar yaparken yanma, peniste ve vajinada siil, yara, kızarıklıklar, küçük kabarcıklar cinsel hastalıkların belirtileridir. Kötü kokulu, renkli akıntı da sık görülen belirtiler arasındadır. Penis ve vajina da kaşınma yaşanabilir. Bazı cinsel hastalıklarda kasık bezlerinde şişlik görünür. Kadınlarda sebebi konulamamış düşükler cinsel hastalıkların nedeniyle olabilir. Sifiliz gibi bazı cinsel hastalıklar belirti vermeden kan yoluyla yayılabilir. Bel soğukluğu gibi hastalıklar ise erken dönemde belirti verir. Hekim tarafından belirtilerin iyi analiz edilip cinsel hastalığın doğru teşhis edilmesi tedavi planlaması bakımından önceliktir. Bazı cinsel yolla bulaşan hastalıklar kadınlarda rahim ağzı kanserlerine sebebiyet verir. Uyuz gibi cinsel hastalıklar ise sadece sürtünme ile geçer. Uyuz hastalığının belirtisi, vücutta çıkan bir takım lezyonlardır. Parazit cilt altına girerek reaksiyon yapar ve kaşınmalara iltihaplara yol açar. Bazı cinsel hastalıklar tedavi edilmediğinde erkekte kısırlığa da yol açar. Cinsel Hastalıklarda Teşhis Hekim basit bir muayene ile cinsel temasla geçen hastalıkların çoğuna teşhis koyabilir. Ve tedavi planlamasını yapabilir. Erkekler fizik muayene ile kontrol edilir. Ve belirtileri dinlenir. Kadınlarda da muayene esnasında vajina içi ve rahim ağzı gözlenerek yine birçok cinsel hastalığa fizik muayenede teşhis koyulur. Ancak bazı hastalıklar belirti vermediği için ancak kan ve idrar tahlili ile teşhis edilebilir. Kliniğimizde uyguladığımız cinsel temasla bulaşan hastalıklar paneli ile 19 belirti veren ve belirti vermeyen cinsel hastalığın teşhisini kan ve idrar tahlilleriyle yapabiliyoruz. Bu PCR testi dediğimiz panel cinsel hastalıkların teşhisinde önemli rol oynar. Belirti vermeyen hastalıklar bu panel sayesinde teşhis edilebilir. Özellikle Sifilis gibi hastalıklarda kan testinin rolü bu yüzden büyüktür. Cinsel hastalık testleri hakkında detaylı bilgi için Tıklayınız. Koruyucu Yöntemler Nedir? Prezervatif kullanımı cinsel hastalıklardan korunmanın en etkili yoludur. Ancak oral sex ile de bazı cinsel hastalıklar bulaştığı için dikkatli olunmalıdır. Şüpheli ilişkilerde oral sexden kaçınılmalıdır. Genital bölgede siğil meydana getiren HPV Human papillomavirus kadınlarda çok büyük oranda rahim ağzı kanserine neden olur. Bunun önüne geçilmesi için aşı mevcuttur. Bu yüzden batı ülkelerinde genç kızların 9 – 26 yaş arasında 2 veya 3 tekrarlı HPV aşısı olmaları zorunludur. Araştırmalar, bu aşının HPV kaynaklı rahim ağzı kanserini önlediği göstermiştir. Bunun yanında Hepatit B cinsel hastalığı için de aşı mevcuttur. Bu aşılar hastalıklardan korunmanın en güçlü yoludur. Sünnet cinsel hastalıkların bazılarından korunma sağlar. Yapılan çalışmalarda sünnetli insanlarda HIV aids virüsünün 4 misli daha zor bulaştığı gösterilmiştir. Klamidya Klamidya en sık rastlanan cinsel yolla bulaşan hastalıklardandır. Kadınlarda genellikle belirti vermez. Belirti verdiğinde ise vajinal akıntıda değişiklik, sistit ve hafif alt karın ağrısıyla kendini gösterebilir. Erkelerde de penisten gelen akıntı ile kendini belli eder. Klamidya genellikle bel soğukluğuyla birlikte görülür. Tedavi edilmezse pelvis bölgesinde karın alt bölgeleri ve cinsel temas esnasında ağrı olabilir. Adet dönemi aralarında hafif kanama gözükebilir. Tedavisi kolaydır ancak ihmal edildiğinde tedavisi güçleşir. Bel Soğukluğu Gonore Klamidya’dan sonra ikinci en çok rastlanan cinsel temasla bulaşan hastalıktır. Hastalıklı kadınların çoğu belirti göstermez. Fakat tedavi edilmezlerse pelvis organlarında ciddi hastalık bulgusu verirler. Erkekte idrar kanalında, testiste ve prostatta hastalık yapabilir. Erkekte penisten koyu iltihabi akıntı gelir. İşerken yanma bel soğukluğunun belirtilerindendir. Testiste ağrı yapabilir. Genelde cinsel temastan 2 – 14 gün arasında belirti verir ancak bazı vakalarda 30 gün sonra belirti verebilir. Bakteri kaynaklı olduğu için tedavisi kolaydır. Tam iyileşme için tedavi planlamasının iyi yapılması gereklidir. HPV Human Papillomavirus HPV’ye vücutta nemli yüzeyleri tutan virüs neden olur. HPV virüsünün 100’den fazla tipi vardır. 40 kadarı sadece genital bölgeleri tutar. Bu tipler rahim ağzı kanserine neden olabilir. HPV’nin genital siğil formu genellikle gelişmiş ülkelerde yaygındır. Vajinal ve anal seksle yayılır. HPV kadınlarda rahim kanserine yol açabilir. HPV aşısı ile kadınlar rahim kanserinden korunabilir. HPV hastalığı bazı durumlarda belirti vermediği için karşı tarafa fark edilmeden geçirilebilir. HPV virüsü hakkında detaylı bilgi için Tıklayınız. Hepatit C Hepatit C korunmasız cinsel ilişki ile geçer. Genelde 6-8 haftada belirti verir. Fakat bazı vakalarda 12 – 24 haftaya kadar uzayan sürede belirti gösterir. Hepatit C’nin aşısı yoktur. Hepatit C tahlillerle teşhis edilebilir. Hastalık karaciğeri tutar ve ilerki safalarda karaciğer yetmezliğine yol açar. Günümüzde kullanılan güncel ilaçlarla hastalık büyük ölçüde kontrol altına alınabilmektedir. Frengi Sifiliz Frengi, bakteri ile geçen genital bölgede ağrıyla karakterize sadece cinsel temasla bulaşan bir hastalıktır. Sağlık sisteminin zayıf olduğu geri kalmış ülkelerde ve seks ticareti yapılan ülkelerde çok sık gözükür. Kadınlarda daha yaygındır. Antibiyotiklerle tedavisi kolaydır. Belirtisi genital bölgede ihmal edilebilen ağrısız şişliktir. Bu şişlikler kendi kendine geçer bu sebeple ihmal edilebilir. Hastalık ileri safhalarda kan yoluyla yayılınca daha kötü belirtilerle lenf bezlerinde şişme şeklinde kendini gösterir. Lenf bezlerinden sonra sifiliz tedavi edilmez ise 1-2 yıl sonra daha da ilerleyerek bütün organlara yayılabilir. Genital Bit Pubis denilen kasık kemiği üstü cilt bölgesindeki kıllarda olur. Sıcakta kaşıntı yapar. Bitler baş ve gövdeye ek olarak cinsel organların çevresine yerleşir. Buradaki bitler insan kanıyla beslenir. Devamlı kaşıntıyla karakteridir. Temizlik ve ilaç kullanımıyla tedavisi basittir. Genital Uçuk Herpes Bu virüs erkek ve kadın genital cildinde ve rahim ağzında görülür. 2 tipi vardır. Kronik devamlı bir hastalıktır. Genelde temastan 2-6 hafta sonra belirti vermeye başlar. Hastaların bazılarında ise belirti vermediği için saptanamayabilir. PCR testi ile tespit edilebilir. İlk tipi insandan insana direk temasla vajinal, oral ve anal seksle geçer. Diğer tipi ise ortak kullanılan mendil gibi malzemelerle geçen tiptir. Nadir belirtileri vajinal akıntı, rahim ağzında küçük yaralar, ağrılı işeme ve halsizliktir. Genital bölgede kırmızı ağrı yapan küçük kabartılar görülebilir. Hepatit B Hepatit B virüsle enfekte olmuş kişinin spermi, kanı, tükürüğü ve diğer vücut sıvılarıyla geçer. Steril edilmemiş iğne ile de geçebilir. Ayrıca çocuğa anne sütüyle geçer. Hastalık karaciğeri etkiler ve ciddi karaciğer bozukluklarına hatta kanserine yol açabilir. Siroza da yol açabilir. Bu yüzden kan donörüne kan almadan evvel mutlaka Hepatit B testi yapılır. Çocuklara rutin olarak doğduktan sonra 0, 1 ve 6 aylıkken 3 kez hepatit B aşısı yapılmaktadır. Aşı bu hastalıkta koruma sağlamaktadır. AIDS HIV AIDS, yüzde 80 cinsel temasla geçer. Kişinin bağışıklık sistemini bozan bir virüstür. İlerleyicidir. Meni, kan, anne sütü ve vajinal akıntılarla yayılır. Vajinal, oral ve anal seksle, kan nakliyle, emzirmeyle geçer. Doğumla beraberde çocuğa geçer. AIDS’li hastaları tedavi eden sağlık personeli tedavi ederken dikkatli olmalıdır. Çünkü hastalık kan yoluyla kolayca bulaşır. Hastalığın kesin tedavisi yoktur. Ama günümüzde keşfedilen ilaçlar sayesinde hastalık kontrol altına alınmıştır. İlerlemesi durdurulabilmektedir. Trikomonas Trikomonas cinsel temas esnasında bulaşır. Kadınlarda daha çok belirti verir. Kötü kokulu vajinal akıntı, cinsel birleşme esnasında ağrı ve ağrılı işeme Trikomonas’ın belirtileridir. Ancak çoğu zamanda trikomonas belirti vermez. Erkekler hastalıklı kadınla cinsel temasında hastalığı alır. İlaç ile kolayca tedavi edilebilen bir hastalıktır. Molluskum Kontagiozum 4 tipinden 1 tanesi cinsel temasla geçer. Cinsel olmayan temasla da geçebilir. Sık gözükür. Cilt üzerinde küçük yuvarlak kabarcıklarla kendini gösterir. Tedavi edilmezse kendi kendine kaybolur. Fakat tekrar tekrar çıkması 2 yıl kadar sürebilir. Bu kabarcıklar kimyasallarla, elektrik akım ve donma uygulaması ile tedavi edilir. Bazı ilaçlar da faydalı olabilir. Genital Uyuz Parazit Özel bir parazit yumurtalıklarını deri içerisine bırakır. Aşırı kaşınma ile karakterizedir. Vücutta hızlı yayılır. Vücut temasıyla veya cinsel temasla karşı tarafa geçer. Aşırı kaşınmaya bağlı iltihap da gözükebilir. Genital bölgede, koltuk altında, kasıklarda yani vücudun birçok yerinde gözükebilir. Tedavisi kolaydır. Candida Mantarı Obezlerde, sık antibiyotik kullananlarda ve steroid kullananlarda daha sık gözükür. Hastalığın belirtisi cinsel organdan akıntıdır. Tedavi vücut direncinin arttırılmasıyla ve gereksiz antibiyotik kullanımının kesilmesiyle mümkündür. Bakteriyel Vajinozis Bakteriyel vajinozis hem cinsel temasla hem de vajinada faydalı mikropların azalmasına bağlı olarak gözükür. Cinsel organda akıntı ve kaşıntı belirtilerini verir. İdrar yaparken yanma veya ilişki sırasında ağrı yapabilir. PCR testiyle kolayca teşhis edilir. Tedavisi kolaydır. Cinsel Hastalıkların Tedavisi Klamidya, sifilis, gonore Bel Soğukluğu, trikomonas, uyuz, Bit, bakteriyel vajinolis, kandida mantarı tedavi edilebilir olan cinsel hastalıklardandır. Mutlaka diğer partnerin de tedavi edilmesi gerektiği kesinlikle unutulmamalıdır. Çünkü partnerler başkalarına yayabilir veya tedavi eden kişiye tekrar hastalık verebilir. Virütik olmayan çoğu cinsel hastalık antibiyotiklerle kolayca tedavi edilebilirler. Ancak doğru antibiyotiğin doğru dozda ve uygun sürede kullanılması şarttır. Bu ilaç planlaması cinsel hastalıklarda deneyimli bir hekim tarafından yapılmalıdır. Bu tip hastalıkların tedavisi ihmal edilirse karşılığında hastalık kronikleşir. Bu durumda tedavileri oldukça zorlaşır. Hepatit B, Herpes Simpleks HSV, HIV AIDS, Human Papilloma Virüs HPV gibi hastalıklar virüs kaynaklı tehlikeli hastalıklardır. İlaçlarla net tedavileri yoktur. Ancak günümüz tıbbının verdiği imkanlar neticesinde güçlü ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlar sayesinde virüs kaynaklı cinsel hastalıklar kontrol altına alınabilmektedir. Her türlü virüs kaynaklı hastalıkta bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi birinci önceliktir. Doğru ilaçlar kullanılarak dayanıklılığı artan vücut sistemi hastalığı kontrol altına alabilir. Mesela AIDS’in eskiye göre ölüm oranı düşmüştür. Hastalığın ilerlemesini durdurucu ilaçlar bulunmuştur. HPV’nin tedavisinde cerrahi girişim, dondurma tedavisi, lazer gibi yöntemler kullanılır. Bu şekilde siğiller yayılmadan vücuttan çıkarılır. Sıklıkla yapılan tedavi ile yayılması önlenir. Prezervatif ile korunmak bu hastalıklara yakalanmamak için önemlidir. Sünnetin pek çok cinsel temasla bulaşan hastalıklarda koruyucu olduğu gösterilmiştir. Cinsel hastalıkların tedavisi titizlikle planlanmalıdır. Cinsel Hastalıklar Tedavi Edilmezse Ne Olur? Cinsel hastalıklar tedavi edilmez ise gebelikte düşük, erkek ve kadında kısırlık, mafsal iltihabı, kalp hastalığı, rahim ağzı kanseri özellikle HPV virüs gibi sorunlara yol açabilir.
Prostat ameliyatı geçirecek ya da ameliyat olmuş hastaların en sık merak ettikleri konu ameliyat sonrası cinsellik sorunlarıdır. Özellikle ereksiyon kaybı, yeterli sertleşme olmaması en büyük endişelerdir. Sertleşme neden olmaz – ereksiyon neden kaybolur? Cinsel uyaran varlığında ereksiyon oluşması için sinirsel, damarsal, kas yapı, hormonlar ve duygusal etmenlerin tamamı sağlıklı çalışmalıdır. Aksi takdirde yeterli ereksiyon olmaz. Erkeklerde en sık ilerlemiş diyabet hastalığı, aşırı kilo, nörolojik hastalıklar, felç, kalp hastalığı, geçirilmiş kazalara bağlı ereksiyon kaybı gözlenir. Sonradan oluşan ereksiyon kaybının en önemli nedenlerinden biri de kanser için yapılan ameliyatlardır. Kolon ve prostat kanseri için yapılan ameliyatlar bunların başında gelir. Prostat kanseri için yapılan ameliyat nedir? Prostatın kanserli dokusu için yapılan cerrahi işleme radikal prostatektomi denilir. Bu ameliyatta tüm prostat ve çevreleyen zar dokusu ile bazen sinirlerin de çıkarılması gereken bir işlemdir. Radikal prostatektomi ameliyatı sonrası hemen her hastada bir miktar ya da aşırı derecede sinir hasarı ve penis kas doku kaybı olur. Bu da; ereksiyon kaybına ve cinsel işlev bozukluğuna yol açar. Hastalarda uygulanan ameliyatlar genellikle 4 teknikle yapılır. 1-Radikal prostatektomi 2-Perineal radikal prostatektomi 3-Laparoskopik radikal prostatektomi 4-Robot yardımlı radikal prostatektomi Cinsellik ameliyat sonrası kimlerde kaybolur? Bu sorunun cevabı değişkendir. Yani hasta yoktur hastalık vardır prensibi geçerlidir Yapılan ameliyat tekniği, hastanın yaşı, kanserli dokunun prostat dokusu içindeki oranı ve çevre dokuların tutulumu gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişkenlik gösterir. Geniş bir alanda doku çıkarılması kas ve sinir kaybına yol açacağından ereksiyon genellikle sinir hasarına bağlı kaybedilir. Kas çıkarılması, ameliyat sonrası kanama, nekroz, komplikasyon gelişmesi, ameliyat sonrası radyoterapi veya hormon verilmesi ereksiyonun kaybına yol açar. Ameliyat sırasında prostat tabanında yer alan ve penisi uyaran sinirler hastalık nedeni ile çıkarılması gerekebilir. Zaman zaman da açık ameliyat ya da laparoskopide belirlenemezse çıkarılabilir. Ameliyat tekniği, cerrahi deneyim kısmi ya da tam ereksiyon kaybının nedenlerinden bazılarıdır. Cinselliğin korunması için hangi ameliyatı olmalıyım? Hangi ameliyat seçilirse seçilsin esas yapılması gereken kanserden kurtulmaktır. Cinsellik, idrar tutma daha sonraki korunması gereken faktörlerdir. Ameliyatlarda kanserli doku bırakılmaması hedeflenir- eğer kaçınılmaz olarak kalıyorsa da sonrasında radyoterapi ya da hormonoterapi yapılır. Ameliyat seçiminde hastanın çabuk toparlanması, işe hızlı dönüş, normal aktiviteleri hızlı yapma ve idrar kaçırma ile cinsellik açısından en iyi sonuçlar robot yardımlı yapılan prostatektomi ile mümkündür. Sinirlerin korunduğu ameliyat tekniği en iyi; robotik cerrahi ile yapılır. Ancak ameliyat tekniğine karar vermede, hasta yaşı, yaşam beklentisi, kanserin olduğu alan ve çevre doku ya da uzak organ yayılımı dikkate alınmalıdır. Karar arak hastanın beklentileri de dinlenilip karar verilmelidir. Ameliyatta sinir koruyucu tekniğin yararı nedir? Prostat ameliyatları kanser nedeni ile yapıldığında daha agresif bir cerrahi söz konusudur. Eğer sinirler korunmamışsa bir buçuk yıl sonunda hastaların üçte ikisinini ereksiyon kaybı devam edebilir. Bu oran iki yılın sonunda % 42’e düşer yani hastaların yarısından çoğunda düzelme iki yılı bulabilir. Eğer ameliyat sinir koruyucu bir teknikle yapıldıysa 12 ayın sonunda ereksiyonlar daha çabuk düzelir. Prostat ameliyatı sonrası cinsellik tedavisi Prostat ameliyatı öncesi penil rehabilitasyon programları başlatılabilir ve bu da ameliyat sonrasında devam ettirilir. Buna mümkün olduğunca erken başlanılması başarıyı artırır. Ameliyat sonrası ilaç tedavisi Penis düz kasını gevşetici ajanlar günümüzde ereksiyona önemli katkı sağlar. Bu penis rehabilitasyınu açısından da önemlidir. Cinselliğin devamı ameliyat tekniği, sinirlerin yarısının ya da tamamının alınması ile direkt ilişkilidir. Hasta yaşı ve diyabet, nörojenik hastalıklar gibi ek faktörler de önemlidir. Tedavide ilaçlar dışında vakum cihazı, enjeksiyon tedavileri veya penis protezi uygulanabilir.
Fissür Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler1- Anal fissür, hemoroid, spastik kolon veya anal apse tanısı konmuşsa ameliyat olsanız da olmasanız da, bir hafta süre ile ılık su içine günde 3 kez 8-10 dk. oturun. Sudan kalkarken ve ayrıca tuvalete girip çıkarken, parmağınızı bolca kremleme işleminden sonra en az 2 boğum içeriye itin; kasları sağ sola çekiştirerek genişletin. Bu işlem için 5-10 sn yeterlidir, hem de hiçbir riski yoktur. Böylece eğer var ise, hem anal spazm ve ağrılarınız hafifler, hem kan dolaşımı düzelir, hem de hastalığınız çok daha çabuk iyileşir ve dışkılamanız İlerde olabilecek her bir yeni anal kanama, ağrı-yanma için, 3 gün süre ile günde 3 kez ılık su ve krem uygulamasını tekrarlayın. Değilse fissür Her öğünde 300-500 gr yeşil veya kuru sebze lifli gıdalar, 300-500 gr meyve; 2 litreye yakın su veya hoşaf tüketin. Çorbalar başta olmak üzere bütün yemekleriniz posalı, yani sebzeli veya kepekli, yani lifli Çay, kahve, kola, alkol, muz, beyaz un mamulleri, pasta, sade pirinç, sade makarna, sade kaşar, sade un çorbası, sade kırmızı et gibi posasız ürünleri iyice kısın ki sert dışkı ve kabızlık Her sabah aynı saatte kalkın, bol sebzeli ve meyveli kahvaltı yapın; her kahvaltı ve diğer öğünlerde Melisa ile birlikte Form çay için ve mutlaka hep aynı saatte tuvalet ihtiyacınızı giderin ki, bağırsağınız bioritmik bir düzene Tuvalette 4 dakikadan fazla kalmayın. Sert dışkı var ve çıkmakta zorlanıyor ise Gliserin fitil veya hijyenik bir lavman uygulayın. Değilse, fissür değilse bile zamanla hemoroid hastalığı Ağrıya izi vermeyin, geçer mi diye beklemeyin. Ağrı kesicilerinizi düzenli alın. Yoksa ağrı geometrik olarak artar ve fissür iyileşmesi gecikebilir veya Her ağrı olduğunda tekraren ılık su içine veya sıcak su lastiği üzerine oturun veya poponuzun önüne veya apış aranıza sıcak su şişesi koyun. Yine de ağrı geçmezse iğnenizi yaptırın. Buna rağmen ağrınız geçmiyor veya yineliyorsa bize Ağrınız, fissürünüz veya hemoroidiniz iyileştiğinde, günde 1-2 kez birer tatlı kaşığı pul biber veya 3-4 adet süs biber veya 1-2 adet normal biber yiyebilirsiniz. Böylece fazla gaz üretimi ve şişkinlik önlenebilir. Ayrıca biber anti kanserojendir ve gastritin de pratik ama modern tedavi yöntemi ile ağrılarınız çok büyük olasılıkla aynı gün geçer, fissürünüz de bir haftada iyileşir. Kurallara uymazsanız iyileşme gecikebilir veya başarı biraz düşük Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yasir
Cinsel ilişki esnasında ağrı hissedilmesi durumu yaygın olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle cinsel ilişkinin başladığı ilk aylarda kadınların çoğunda ağrı hissine neden olabilir. Bunun yanı sıra ilerleyen yıllara rağmen bazı kadınlar bu durumu atlatamayabilir. Genellikle cinsel ilişki sırasında yaşanan ağrıların temeli, kadının cinsel ilişkiye karşı kendini hazır hissetmemesine dayanmaktadır. Yani uyarılma bozukluğu sonucunda cinsel isteksizlik söz konusu olabilmektedir. Kadınların cinsel anlamda bilgi edinebilmesi ve yaşayabilmesi bu konuda tecrübe edinmesi sonucunda cinselliğe bakış açısı değişerek, ağrının rahatsız edici boyutu ortadan kalkabilir. Yani fizyolojik olarak kadınlık hormonlarının devreye girmesi sonucunda cinselliğe olanak sağlayan bazı faktörlerin sayesinde, cinsel ilişki rahatlıkla sağlanabilir. Ayrıca cinsel deneyimin üzerinden uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen ilişki esnasında ağrı duyulması, tıbbi bir değerlendirme gerektirmektedir. Tıpta ilk cinsel deneyimden sonra başlayan ağrıya ’ birincil disparoni’’ denir. Daha sonra ortaya çıkmış ağrıya ise ’ ikincil disparoni’’ adı verilmektedir. Bu iki nokta, ortaya çıkan ağrıların neden olduğu faktörlerin değerlendirilmesinde oldukça önemlidir. Yine vajinanın girişinde meydana gelen ağrıya ’yüzeysel disparoni’’, penisin içeriye girmesi ile birlikte daha derinlerde ortaya çıkan ağrıya ise ’ derin disparoni’’ denir. Bu ölçütler doğrultusunda ağrı hissine neden olan sorunların tanısı konulabilmektedir. Genel olarak kadınların %15’inde bu durum yaşanabilmektedir. Fakat %1-2’sinde yaşanan ağrı tedavi gerektirecek dereceye ulaşabilir. Ağrıyı yaşayan bazı kadınlar genital bölgelerinde; basınç, yırtılma veya yanma hissinin olduğunu ifade ederler. Cinsel ilişki esnasında neden ağrı olur? Yukarıda belirtiğimiz üzere disparoni nedenlerini araştırırken, ağrının ne şekilde ve nerede gerçekleştiği yönünde ki niteliklerinden yararlanılmaktadır. Örneğin; birincil disparoni ve yüzeysel disparoni şeklinde daha detaylı değerlendirme sağlanabilir. Yüzeysel vajina girişine bağlı olarak yaşanan ağrı nedenleri Kızlık zarının yapısal olarak sert formda olması yaşanan bu durumun en bariz nedenidir. Menopoz dönemine bağlı olarak yaşanan atrofi ve kuruluk nedeni ile cinsel ilişki esnasında ağrı yaşanabilmektedir. Menopoz döneminde genital dokular esnekliklerini yitirerek, vajinal bölgeyi nemli tutan sıvının azalması sonucunda, vajinada kuruluk meydana gelebilir. Bu nedenle cinsel ilişkide tahriş ve ağrı söz konusu olabilmektedir. Cinsel ilişkiye yeterince hazır olunmadan ilişkide bulunmaya çalışılması, tahriş ve ağrıya neden olabilir. Özellikle doğum esnasında yaşanan bazı nedenlerden dolayı genital bölgeye çok sayıda dikiş atılması veya doğum yaralarının iyileşme döneminde enfeksiyon oluşumu, dikiş yerlerini etkileyerek sağlıklı bir şekilde doku yenilenmesini önlemektedir. Bu nedenle cinsel ilişkide ağrı duyulmasına neden olabilir. Aktif Herpes Simpleks yani genital uçuk enfeksiyonları, hem cinsel ilişkide hem de diğer zamanlarda ağrı hissine neden olabilir. Vajinaya bağlı olarak yaşanan ağrı nedenleri İleri derecede yaşanan vajinit yani bir vajina enfeksiyonu, ilişki esnasında ağrı duyulmasına neden olabilir. Vajinada meydana gelen kitle ve tümör oluşumu nadirde olsa özellikle, büyümüş kitleler ağrı ile beraber kanamalara neden olabilir. Rektosel durumlarında yani vajinanın arka duvarının sarkması ve sistosel vajinanın ön duvarının sarkması gibi durumlar rahim gerilmelerine neden olduğu için ağrının da nedeni olabilir. Vücudun göstermiş olduğu alerjik bir tepkime sonucunda ağrı yaşanabilir. Özellikle prezervatiflerin içeriğinde bulunan lateks maddesi, bazı kadınlarda ciddi alerjik reaksiyonlara yol açabilmektedir. Bu tür durumlarda vajina girişi ve vajina dokusu ödemli ve hassas olduğu için, ilişki esnasında ağrı duyulmasına neden olabilir. Bazı kadınların doğuştan gelen bazı kusurları nedeni ile de ağrılar yaşanabilir. Vajinanın doğuştan dar olması veya ileri derecede kısa olması, cinsel ilişki esnasında ağrı duyulmasına neden olabilmektedir. İç genital pelvik organlara bağlı olarak yaşanan ağrı nedenleri Pelvik enfeksiyonlar süresince, cinsel ilişkide bulunulması ağrılara neden olabilir. Hatta bu iltihaplı dokunun iyileşmesinden sonra bile yaşanan cinsel ilişkiler ağrılı geçebilmektedir. Endometriozis genital bölgede yer alan diğer organlara konumlanabilir. Bu durumda yapışıklıklara neden olduğu için ilişki esnasında gerilmeye bağlı olarak, ağrı yaşanabilmektedir. Rahmin içinde habis veya selim tümörlerinin olması, başlıca ağrı nedenlerinden biridir. Hemoroid, fistül ve fissür gibi anüs ve rektum bölgesinde meydana gelen problemler, dışkılama esnasında ve sonrasında ağrıya neden olabilmektedir. Ayrıca komşu bölgeler olmalarından dolayı disparoni nedeni olabilirler. Üretra veya idrar kesesine ait birtakım sorunlar nedeni ile cinsel ilişki esnasında ağrı duyulmasına neden olabilmektedir.
Fistülotomi, fistülü tedavi etmek için kullanılan cerrahi bir operasyondur. Anal fistülü ortadan kaldırmak ve fekal kontinansı etkilememek için çok sayıda strateji geliştirilmiştir. Fistül Ameliyatı Nasıl Yapılır? Anal fistülü iyileştirmek için neredeyse her zaman ameliyat gereklidir. Ameliyat bir kolon ve rektal cerrah tarafından yapılır. Ameliyatın amacı, anal sfinkter kaslarını korurken fistülden kurtulma arasındaki dengedir. Bu da hasar görürse inkontinansa neden olabilir. Sfinkter kasının dahil olmadığı veya çok az olduğu fistüller, fistülotomi ile tedavi edilir. Bu operasyında tünel üzerindeki deri ve kas, tünelden açık bir oluğa dönüştürmek için kesilerek açılır. Fistül yolunun aşağıdan yukarıya doğru iyileşmesini sağlar. Daha karışık bir fistül operasyonunda ise cerrah en az 6 hafta yerinde kalan seton adı verilen özel bir dren yerleştirmek zorunda kalabilir. Bir seton yerleştirildikten sonra, neredeyse her zaman ikinci bir operasyon gerçekleştirilir. Crohn hastalığı fistülleri için yeni bir tedavi, kök hücrelerin fistüle enjekte edilmesidir. Kolorektal cerrahınız ameliyattan önce tüm seçeneklerinizi tartışacaktır. Bu, ameliyattan sonra aşağıdakiler dahil bazı komplikasyonlar görülebilir;● Anüs veya rektum dahil ise bağırsak inkontinansı● Sahada kanama● Apse veya fistülün nüksü Lazer İle Fistül Tedavisi Nasıl Yapılır? Anorektal fistül onarımı hala cerrahlar tarafından tedavi edilen en zorlu durumlardan biridir. Cerrahi bakımdaki modern gelişmelere rağmen, cerrahi tedavi başarısızlık oranı yüksektir. Cerrahinin tam olarak çözemediği zorluklardan biri, fistül yolu epitelinin obliterasyonudur. Diğer bir zorluk, anal sfinkter kaslarının önemli bir bölümünü içeren yüksek fistüllerin tedavisidir. Bu teknikle lazer enerjisi kullanılarak anal fistülün nazikçe çıkarılması sağlanır. Esnek, çepeçevre yayılan cam elyaf prob, fistül kanalına dışarıdan yerleştirilir. Ardından lazer yavaşça geri çekilir. Enflamatuar doku kontrollü bir şekilde yok edilir. Böylece fistül yolu kasılır. Başlangıçta fistüle neden olan anal bez inaktive edilir. Bu kavram, yaklaşık on yıl önce tanıtıldığında çok umut verici görünüyordu. Fakat ne yazık ki, lazerle açılan iç fistülün "kaynaklanmasının" umulduğu gibi sonuç vermedi. Bu nedenle her zaman ek bir dikiş kapatma, sürgülü kanat veya klips kullanılmaktadır.
fistül ameliyatı sonrası cinsel ilişki