erkeklerde hpv vücuttan atılır mı
HPVve Genital siğil, Kondilom tedavisi için, Op. Dr. Nevra / Op.Dr. Hakan Topalismailoğlu 0212 2334647 İstanbul http://www.hpvdoktoru.net/HPV vücuttan atı
Human Papilloma Virus/İnsan Papilloma Virüsü (HPV), üreme yollarındaki en yaygın viral enfeksiyondur. Cinsel yolla bulaşan virüsün 100’den fazla türü vardır; bazı tipleri genital siğillere, bazıları da farklı kanser türlerine sebep olmaktadır. HPV cinsel yolla bulaşan bir virüs olarak kabul edilse de cilt teması yoluyla
HPVye bağlı kondilomlar ve siğiller temizlendikten sonra vücuttaki virüs yükü azalır ve bağışıklık sistemi devreye girerek hpv virüsü vücuttan atılır . Unutulmaması ve dikkat edilmesi gereken durumlardan biri de, hpvye bağlı siğilleri olan bireylerin kendilerinin tedavi edilmesinin yanı sıra partnerinin ya da eşinin de
Rahim ağzı kanseri kadınlarda en sık görülen ikinci kanserdir. HPV’nin bazı tipleri de dış genital organ (vulva) ,anüs (makat) ve erkeklerde penis kanseri gelişmesine neden olur. Genital siğiller vajina dışında veya içinde, rahim ağzında, anüs (makat) etrafında erkeklerde ise penis ve anüs etrafında oluşur.
Korunma Yolları Nelerdir? Jinekolog, Cinsel Terapist, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Esra Demir Yüzer konu hakkında önemli bilgiler verdi. Human Papilloma Virüsler (HPV) oldukça yaygın görülen, belirti göstermeyen ve bulaşıcı DNA virüsleridir ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan en yaygın görülenlerden biridir.
Site De Rencontre En Ligne Canada. HPV aşısı, HPV enfeksiyonlarına karşı koruma sağlayan, yaşa bağlı olarak iki ya da üç doz halinde yapılan ve HPV enfeksiyonlarının genital siğil ya da kansere yol açmasını önleyen bir Nedir?HPV Enfeksiyonu Tanısı Nasıl Konur?HPV Nasıl Bulaşır?HPV Aşısı Nedir?HPV Aşısı Hangi Durumlarda Yapılır?HPV Aşısının Koruyuculuğu Nedir?HPV aşısının Yan Etkileri Nelerdir?HPV Aşısı Kimlere Yapılmaz?HPV Nedir?HPV, benzer tipteki bir grup virüse verilen isimdir. Virüsün adı Human Papillomavirus olarak literatüre geçmiştir. HPV, en sık karşılaşılan cinsel yolla bulaşan virüsler arasındadır. Bu virüsün 100’den fazla türü bulunur. Bazı türleri siğil yaparken, bazı türleri rahim ağzı kanserine yol açabilir. Rahim ağzı kanseri vakalarının %99’unda HPV bulunmuştur. Ayrıca virüsün başka bazı kanserlere yol açtığı da Enfeksiyonu Tanısı Nasıl Konur?HPV enfeksiyonları genellikle belirti vermez ve bu sebeple yakalanması güçtür. Düzenli muayene ve kontroller, erken tanı ve tedavi için aşıdan sonra en etkili yoldur. HPV tanısı, standart genital muayene ve pap smear testleri yoluyla konur. Pap smear testleri, özellikle rahim ağzı kanserlerinin erken tanısında kullanılan bir yöntemdir. Pap smear testinde, bölgeden alınan örnek analize gönderilir ve sonuçlar değerlendirilir. Olağan dışı bir sonuç halinde doktor gerekirse virüsün türünü belirlemek adına farklı testler türüne, kişinin yaşına ve sağlık durumuna bağlı olarak virüs, diğer pek çok viral enfeksiyonda olduğu gibi, bağışıklık sisteminin doğal süreci sonucunda vücuttan atılır ve kişi tedaviye gerek duymayabilir. Ancak yüksek risk taşıyan virüs türleri kendiliğinden iyileşmeyebilir ve çeşitli ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Virüsün enfekte ettiği dokularda, anormal doku büyümeleri ve zamanla kansere yol açan lezyonlar gelişebilir. Bunlar yalnızca genital bölge ile sınırlı değildir. Enfeksiyon, virüsün türüne bağlı olarak cilt siğilleri, ses tellerinde siğiller ya da anüs, penis, vajina, vulva ya da gırtlak kanseri ile zamana kadar yanlış bilinenlerden biri de virüsün yalnızca kadınları etkilediğidir. Ancak virüs erkekleri de etkilemekte ve erkeklerde siğillerin yanı sıra penis ya da anüs kanserine sebep sebeple, en sık karşılaşılan HPV türlerine karşı aşılama, bu virüslerin toplumda bulaşma oranını ve buna bağlı olarak rahim ağzı ve diğer bazı kanserlerin görülme sıklığını azaltmada önemli bir rol Nasıl Bulaşır?HPV türleri cinsel yolla bulaşabildiği gibi tensel temas yoluyla da bulaşır. Parmaklar, eller, ağız ve genital bölgede bulunan virüsler herhangi bir temas durumunda kişiden kişiye bulaşabilirler. Bu yüzden çocuklara erken yaşta HPV aşısı yapılması önemlidir. Ayrıca, aşının kişilerin virüs ile enfekte olmadan yapılması da büyük önem Aşısı Nedir?HPV aşısı, kişileri HPV’nin bazı türlerine ve bunların hastalık yapıcı etkilerine karşı koruyan bir aşıdır. Genellikle, virüsün genital bölgede siğillere ve kansere yol açan tiplerine karşı koruma sağlar. HPV aşısı;•Rahim ağzı kanserlerinin %80’ine yol açan 16 ve 18 tipindeki virüslere, •Genital siğillerin %90’ına yol açan 6 ve 11 tipindeki virüslere,•31, 22, 45, 52 ve 58 tipi, çeşitli rahim, anüs, vulva, vajina, penis ve gırtlak kanserlere yol açan HPV türlerine karşı koruma aşısı, virüsün vücuda tanıtılması sonucu vücutta bağışıklık cevabı oluşmasını tetikler. Bu sayede, gelecek muhtemel enfeksiyonlara karşı vücudun savunma sistemini uyarılır. Özellikle 15-45 yaş arası kadın ve erkeklerin aşılanması, hastalıkların yayılmasının önüne geçilmesi için toplum sağlığı açısından önem aşısı genellikle 3 doz olarak yapılır. 15 yaşından büyük bireylerde, ikinci doz ilk dozun iki ay sonrasında, üçüncü doz ise ikinci dozdan altı ay sonra yapılır. 15 yaşından küçük çocuklarda ise aşı, 6 ay arayla 2 doz olarak uygulanır. Aşının tüm dozlarının tamamlanması tam koruma sağlanması için halihazırda herhangi bir HPV tipi ile enfekte olmuş olması aşı olmasına engel değildir. Virüsün birden fazla türü vardır ve bağışıklık her bir virüs tipine göre farklı ve bağımsız olarak gelişir. Bu sebeple, herhangi bir tip HPV ile enfekte olmuş kişilerin yine de virüsün diğer türlerine karşı korunabilmesi için aşı olmaları önemlidir. Ancak aşı, halihazırdaki enfeksiyonun tedavisinde bir rol oynamaz. Sadece kişiyi virüsün diğer türleriyle karşılaşılma durumunda oluşabilecek enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı aşışı, HPV’nin cinsel yolla bulaşması sebebiyle halkta yanlış bir algıya sahiptir; bu aşının çocuklukta yapılan aşılar arasında olması şüpheyle karşılanır. Ancak aşının erken yaşta yapılması, kişilerin yetişkinlikte yaşayacağı hastalık riskinin önüne geçer ve hastalığın toplumda yayılmasını engeller. Bu sebeple, çocukların cinsel olarak aktif bir hayata başlamasından çok önce aşılanması önemlidir. Özellikle vücudun farklı bölgelerinde gelişen siğiller ve pek çok kanser türüne karşı koruma sağlaması sebebiyle HPV aşısı yapılması iki tür aşı bulunmaktadır. Bunlardan ilki Gardasil, ikincisi Cervarix aşısıdır. Gardasil aşısı tip 6, 11, 16 ve 18 HPV’ye karşı korurken; Cervarix aşısı kanser yapıcı olarak bilinen tip 16 ve 18 HPV’ye karşı koruma Aşısı Hangi Durumlarda Yapılır?Aşı 9-45 yaş arası kişilere uygulanır. Ancak yaştan bağımsız olarak doktorların gerekli gördüğü her durumda uygulanabilir. HPV ve sebep olduğu hastalıklar toplum sağlığını ilgilendiren bir konudur. Özellikle çocukların aşılanması, ileride sağlıklı bir cinsel yaşam sürmeleri ve hastalığı yaymamaları açısından önemlidir. HPV aşısı, dünyada pek çok ülkede ergenlik öncesi çocuklara yapılan rutin aşı uygulamaları arasında yer Aşısının Koruyuculuğu Nedir?Şu an halihazırda kullanıma sunulmuş olan HPV aşıları, türüne göre 6, 11, 16, 22, 18 31, 45, 52 ve 58 tipi virüslere karşı etkilidir. Erken yaşta aşılanmış kişiler, ilerde bu virüslerle karşılaşmaları halinde virüslerin hastalık yapıcı etkisinden korunurlar. Ancak virüsün hastalık yapıcı diğer türleri de bulunmaktadır. Bu sebeple, aşı olunsa dahi rutin muayene ve pap smear testlerine devam minimum 10 yıl koruma sağladığı bilinmektedir; ancak koruyuculuğun daha uzun sürdüğüne dair çalışmalar da aşısı yalnızca HPV türlerinin neden olduğu enfeksiyonlara karşı koruma sağlar. Diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korumaz. Bu sebeple aşılanmaya ek olarak, cinsel ilişki sırasında diğer korunma yöntemlerinin kullanılması aşısının; uygulandığı kız çocuklarında siğilleri ve kanser türlerini %86 oranında, genç yetişkinlerde ise %71 oranında azalttığı tespit edilmiştir. Ayrıca rahim ağzı kanserlerinde de aşılanma sonrası %40 oranında düşüş aşısının Yan Etkileri Nelerdir?HPV aşısı, çalışmaları 10 yıldan fazla sürmüş olan güvenli bir aşıdır. Diğer pek çok aşıda olduğu gibi yan etkileri kızarıklık ve aşının vurulduğu yerde hafif ağrı olarak kendini gösterir. Ek olarak nadiren bulantı ve baş ağrısı Aşısı Kimlere Yapılmaz?Aşının herhangi bir bileşenine karşı alerjisi olan kişiler ve maya alerjisi olan kişilere uygulanması ciddi riskler taşır. Bu sebeple, aşı öncesi kişinin hastalık ve alerji hikayesinin bilinmesi gerekir. Hamileler, aşı olmak için gebelik döneminin bitmesini beklemelidir. Halihazırda yoğun bir hastalık geçiren kişiler için de aşılama için hastalığı geçirmesi beklenmelidir.
HPV Nedir, Neden Olur? HPV Human Papilloma Virüs erkeklerde ve kadınlarda genital bölgede ve bölgenin mukozasında enfeksiyon oluşturan ve condyloma accuminata kondilom şeklinde adlandırılan siğil benzeri kitlelerin oluşmasına neden olan bir çeşit virüstür. HPV virüsü hemen her virüs türü gibi vücuda bir kez girdiği zaman hücre içerisine yerleşerek dönemsel olarak tekrar kişilerde siğil oluşumuna neden olabilmektedir. HPV virüs kadınlarda ilerki dönemlerde rahim ağzı kanserini de oluşturabilmektedir. Cinsel yol ile bulaşan bir hastalıktır. Oral ya da anal seks sonrası siğil oluşumu gözlemlenebilir. Virüsün bulaşması için enfekte bölgelerin teması da bulaşma için yeterli olabilmektedir. Virüs bulaştıktan sonra 2 ile 6 aylık süreçte oluşmaya başlar. Pembe - beyaz bir renge sahiptir. Kişilerde ağrı meydana getirmez, fakat kaşıntı ve yanma hissi oluşturabilir. HPV Belirtileri Nelerdir? Kişi HPV virüse yakalanmış olsa bile hemen semptom göstermeyebilir. Bu durum kişinin yaşına, bağışıklığına, hastalığın varlığına, HPV çeşidine, eşlik eden enfeksiyona göre değişkenlik göstermektedir. Herhangi bir belirti olmasa dahi bulaşıcılık devam etmektedir. En belirgin semptom ise penis, anüs, vajina ve rahim ağzında oluşan siğillerdir. HPV Tedavisi Nasıl Yapılır? HPV'nin bilinen net bir tedavisi bulunmamaktadır. Fakat ortaya çıkan patolojiler tedavi edilebilmektedir. Vücuda giren virüs ömür boyu hücrelerde kalır ve zaman zaman etkisini gösterir dense bile, günümüzde yapılan DNA incelemeleri sonucunda virüsün genetik materyalinin 6 ile 24 ay aralığında vücuttan tamamen atılabildiği gözlemlenmiştir. HPV kimde kalır, kimde atılır kesin olarak bilinmemektedir. HPV virüsün dışarı atılmasındaki en önemli etken hastanın bağışıklık sistemidir. Genital siğiller bazı yöntemler ile tedavi edilebilmektedir. Fakat tedavi edilse bile bazı zamanlar tekrar çıkabilir. Bu durumda tekrar tedavi gerekmektedir.
HPV virüsü, rahim ağzına en sık olarak cinsel yolla bulaşmaktadır. Ancak cinsel yol dışında, el teması veya ıslak yüzeylere temas ile bulaşabileceği bilinmektedir. Virüs partiküllerinin cinsel ilişki veya diğer temas yollarıyla rahim ağzına ulaşması, enfeksiyon oluşması için yeterli değildir. Rahim ağzını kaplayan çok katlı epitel tabakasındaki hasarlı alanlardan en dip kısmına doğru yeterli sayıda virüs ulaşırsa, bu tabakadaki hücrelere girebilmektedir. Burada ilk olarak hücrenin sitoplazma denilen hücre boşluğunda bekleyen virüsler, uzun bir süre bu şekilde bekleyebilirler. Enfekte hücrelerin hücre çekirdeğine genetik materyalini entegre etmesi sonrasında, epitel hücreleri virüsün genetiğini kontrolsüz şekilde çoğaltmaya başlayabilirler. Çoğu hücre bu aşamada vücudun bağışıklık sistemi hücreleri tarafından tanınarak yok edilir. Buna hücresel bağışıklık sistemi aktivitesi denilmektedir. Eğer bağışıklık sistemi hücreleri bu aşamada durduramazsa, zamanla enfekte hücreler rahim ağzı yüzeyine doğru ilerleyerek virüs genetiği ile dolu hücrelerin rahim ağzı salgılarına geçişine neden olabilir. Bu şekilde kadınlar da erkeklere HPV virüsünü bulaştırabilmektedir. HPV virüsü ile ilgili açıklama ve tavsiyelerde bulunan bulutklinik doktorlarından Jinekoloji ve Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. ERALP BAŞER, “bu virüs ile karşılaşan kişilerin önemli bir kısmı, kısa sürede bu virüsü hücresel bağışıklık sistemleri sayesinde vücuttan atmaktadırlar. Bu süre genellikle en fazla 2 yıl civarıdır. Eğer HPV virüsü 2 yıldan daha uzun süre kalıcı oluyorsa, rahim ağzında kanser öncüsü durum geliştirme riski de bu süreyle doğru orantılı olarak artabilir. HPV enfeksiyonu ile ilgili bilinmesi gereken en önemli konulardan birisi, bu enfeksiyonun sadece epitel tabakasında sınırlı olduğudur. Yani HPV virüsü kana karışmaz. Herpes virüsü gibi sinir lifleri boyunca ilerleyerek omurilikte kalıcı olmaz. HPV’nin uzun süre kalıcı olmasının önüne geçmek için en önemli önlemlerin başında hücresel bağışıklık sistemini güçlendirmek yer almalıdır. Bunun için genel olarak sağlıklı yaşam kurallarına dikkat edilmesi en önemli kurallardır. Sağlıklı bir beslenme planı izlenmesi. sigaradan uzak durulması, vitamin D ve çinko desteklerinden faydalanılması sıklıkla önerdiğimiz yaklaşımlardır. Bu yaklaşımla hastalarımızın en az %80’inde 2 yıl içerisinde HPV virüsünün vücuttan tamamen temizlendiğini gözlemliyoruz. Özetleyecek olursak, HPV virüsü vücuda yerleşmeyen ve gerekli tedbirler alındıktan sonra vücuttan tamamen atılabilen bir virüstür. Size bu virüsten korunmak için gerekli önlemleri almanın ve kontrolleri aksatmamanın yanında en küçük bir şüphede hızlıca uzman bir doktora danışmak düşüyor.” dedi.
HPV enfeksiyonları neden önemlidir?Yaklaşık 200 ün üzerinde alt tipi bulunan bu virüs enfeksiyonunun 40 kadar tipi genital bölgede enfeksiyona yol açmaktadır. Bazı tipleri tip 6 ve 11 gibi genital siğile neden olmakta, fakat diğer birçok tipi herhangibir belirti vermemektedir. Bu nedenle, çoğunlukla enfeksiyonu geçiren kişiler farkında olmamaktadır. HPV virüslerinin bazı tipleri başta kadınlarda rahim ağzı kanseri olmak üzere, hem erkek hem kadında çeşitli organ kanserlerine neden olabilmektedir. Bu nedenle toplum sağlığı açısından önemi giderek artmaktadır. HPV virüsleri kanserojen etkileri bakımından üç ana kategoriye ayrılabilir. Kanser açısından düşük riskli HPV tipleri 6, 11, 40, 42, 43, 44, 54, 55 ve 62 vb.Yüksek riskli olma ihtimali olan HPV tipleri 26,53 ve 66 vb.Yüksek riskli HPV tipleri 16 başta olmak üzere 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 56, 58, 59, 68, 73 ve 82HPV virüsleri hangi yollarla bulaşır?En önemli bulaşma şekli cinsel temastır. Enfekte yüzeylerden ciltteki lezyonlar aracılığıyla, veya vajinal doğum sırasında, doğum kanalından bebeğe bulaşma mümkündür. Ayrıca indirekt dediğimiz bulaşma ile havlu ve deriden deriye temasla da bulaşabileceği virüsü alan kişiler ömür boyu virüsü taşıyıp, bulaştırır mı?Hayır, bu virüsü alan kişilerin bağışıklık sistemlerinde sorun yoksa, sağlıklı kişilerse, %80-85 oranında 2-3 yıl içerisinde virüsü vücutlarından atmaktadır. Virüsler insan hücrelerinin içerisinde canlılıklarını sürdürebilen oluşumlardır. Bağışıklık sistemi güçlü kişiler, çoğunlukla bu virüsleri vücuttan atabilmektedir. Vücudun savunma sistemleri, aşırı alkol, sigara, uyuşturucu kullanımı, çeşitli organ yetmezlikleri, kronik hastalıklar, aşırı stres ve kötü beslenme gibi nedenlerle bozulabilmektedır. Bu nedenl , HPV enfeksiyonu geçiren kişiler yukarıdaki durumlarda özellikle dikkatli virüsleri kaç çeşit hastalık yapmaktadır?Genital siğil denilen lezyonlar artık birçok kişi tarafından bilinmektedir. Erkek ve kadında perine bölgesinde, yüzeyden kabarık, üzeri pürtüklü lezyonlar çok tipiktir. Siğile neden olan virüsler genellikle kanser riski düşük olan tiplerdir. Fakat tedavinin uzun sürmesi, bulaştırıcılık nedeniyle kişilerin cinsel hayatlarını olumsuz etkilemesi, yaşam kalitesini bozmaktadırlar. Çiftlerin hem cinsel hayatları hem de ilişkileri olumsuz etkilenmekte, hayatları kabusa dönmektedir. Bazen çiftlerin ayrılmasına neden olabilecek sonuçlar doğurabilmektedir. Genital siğil geçiren kişilerde bu lezyonlar uygun yöntemlerle yok edilip koter, dondurma, krem vb. yakın takibe alınmalıdır. Hastalara, ilk tedavi sonrası nükslerin olabileceği bilgisi verilmeli , perine bölgesini kıl temizliğini dikkatlice yapmaları söylenmeli, kişilerin kendilerini yakından izlemesi sağlamalıdır. Ayrıca bu dönemde hastalar, hekim tarafından da yakından takip edilmelidir. Geenital siğillerin tedavi edilmesi, vücuttan HPV virüslerinin tamamen atıldığı anlamına gelmemektedir. Hastalara bu durum açıkça belirtilmelidir. Takip süresince kişinin bağışıklık sistemini olumsuz etkileyecek nedenlerden olabildiğince kaçınması önerilmelidir. Genital siğil geçiren kişilerde, HPV virüs tiplemesi yapılması sonraki takip açısından faydalı olacaktır. 2-3 yıl sonra yapılacak kontrol test ile, virüsün vücuttan atılıp atılmadığı kontrol virüslerinin bazı tipleri de başta kadında rahim ağzı kanseri olmak üzere hem kadın hem de erkeklerde birçok kansere farinks, vulva, vajina, penis ve anal kanserler vb. neden virüslerinin bazı yapıları, insan hücrelerinin kanser önleyen genlerinin fonksiyonunu bozmakta ve böylece normal hücrelerde kanserojen değişim ağzı kanserinin önlenmesi ve erken tanısı için neler yapılmalıdır?Toplum sağlığı açısından kanser riski yüksek olan HPV virüs enfeksiyonları çok önemlidir. Smear testlerinin % 30 kadar yanlış negatif sonuç vermesi nedeniyle, kadınlarda rahim ağzı kanser tarama programı değiştirilmiş, eskiden sadece smear testleriyle yapılan taramalar, günümüzde HPV virüs taramaları ve smear birlikte olacak şekilde değiştirilmiştir. Cinsel aktif kadınlarda, 25 yaşında başlamak üzere her 5 yılda bir HPV taraması ve smear önerilmekte, sonuçlara göre takip planı yapılmaktadır. Kadında HPV taraması vajina ve rahim ağzından alınan sürüntü materyeli ile yapılabilmektedir. HPV taramasında yüksek riskli tip 16, 18 gibi tipler saptanırsa ve smear testinde hafif veya ağır düzeyde hücresel değişiklikler bulunursa, rahim ağzı kolposkopi denilen özel bir mikroskopla muayene edilmeli, şüpheli bulguların olduğu bölgelerden biyopsi yapılmalıdır. Kesin teşhis bu biyopsilerin patolojik sonuçları neticesinde konulur. Biyopsi sonucu hafif hücresel değişiklik gelirse ki bu lezyonlar % 70-75 oranında kendiliğinden düzelebilmektedir 4-6 aylık aralarla smear takibi yapılmalıdır. 2 yıl kadar sürede lezyonlar kendiliğinden düzelmiyorsa, bu bölge yüzeyel olarak temizlenebilir. Biyopsi sonucu ağır hücresel değişiklik olarak gelirse, derhal cerrahi olarak bu bölge temizlenmelidir. Çünkü bu lezyonların kansere dönüşme potansiyeli bulunmaktadır. Cerrahi olarak tedavi edilen hastalarda bile yakın smear takibi devam HPV taraması mümkün mü?Erkeklerde kadınlarda uygulandığı gibi HPV’nin varlıgını gösterebilecek bir tarama testi henüz kanseri için tarama rutin olarak önerilmiyor. Sadece riskli kişilerde eşcinsel erkeklerde düzenli muayene ve pap testi kanseri için tarama testi bulunmuyor. HPV’den şüphelenen erkekler penis, testis torbaları veya anüs çevresinde herhangi bir anormallik olup olmadıgını kendi kendine kontrol etmeli. Penis ve çevresinde siğil, kabarıklık, yara, ülser gibi anormal yapılar gözlendiğinde, mutlaka hekime enfeksiyonlarını önlemek mümkün mü?Günümüzde henüz bu mümkün değildir. Erken yaşta cinsel hayatı başlayan, çok partneri olan kişiler özellikle risk grubundadır. Prezervatif birçok cinsel yolla bulaşan hastalığın geçişini önlerken, HPV nin geçişini tam olarak ağzı kanserlerinin % 70-80 kadarı HPV 16 ve 18 tarafından, genital siğillerin de çoğunluğu HPV 6 ve 11 tarafından oluşturulmaktadır. Bu nedenle günümüzde yaygın HPV tiplerine karşı aşılar geliştirilmektedir. Ülkemizde etkinliği bilinen iki ayrı firmaya ait HPV aşısı vardır. Bunlardan birisi, ikili aşı Cervarix ve diğeri dörtlü aşı Gardasil’dir. İkili aşı HPV 16 ve 18 tiplerine karşı e karşı koruma sağlamakta, dörtlü aşı ise 6,11,16 ve 18 tiplerine karşı koruma sağlamaktadır. Dörtlü aşı genital siğillere karşı da yıllarda, dünyada 9 HPV tipine karşı 6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52, and 58 etkili aşı kullanılmaya başlanmıştır. Bu aşı genital siğilleri ve kanserojen riskli HPV tiplerinin % 85 kadarını önlemektedir. Maalesef ülkemizde henüz ruhsat alamadığı için cinsel hayat başlamadan, tercihen 11-12 yaşlarından itibaren hem kız , hem de erkek çocuklara yapılabilir. 26 yaşına kadar kız çocuklarına HPV testi yapmaya gerek olmadan için her iki aşıda HPV 16 ve 18’e karşı antijen vardır. Bu iki tip rahim ağzı kanserlerinin %70-80’inden sorumludur. Aşılar içerisinde bulundurdukları bu iki HPV tipine karşı %100 korurlar. Dörtlü aşıda ayrıca siğillerin %90’ından sorumlu olan HPV 6 ve 11’e karşı %100 koruma da söz konusudur. Aşı yapılsa da diğer HPV tipleriyle kanser gelişebileceğinden, smear taramasına devam iki aşı da üç doz halinde kas içerisine kol veya kalçadan yapılmalıdır. Dörtlü aşı aşının ilk dozu yapıldıktan sonraki 2. ve 6. aylarda tekrarlanmalıdır. İkili aşı ise ilk dozdan sonraki 1. ve 6. aylarda yıllarda, Uluslararası Sağlık Otoriteleri tarafından, erken yaşlarda yapılan 15 yaş altı aşıların, 0. ve 6. Aylarda olmak üzere iki doz halinde yapılabileceği HPV aşıları uygulanmamalıdır. Emzirme döneminde güvenle bilgilerin ışığında rapel tekrar doz gerekli değildir. Bu aşılar canlı veya ölü virus bulundurmadığından yan etki olarak HPV enfeksiyonu, HPV ilişkili kanser veya ölüme neden olamazlar. Sadece aşı yerine bağlı kızarıklık, ağrı ve şişlik gibi tüm aşılarda var olan basit yan etkileri görülebilir.
erkeklerde hpv vücuttan atılır mı